Beyler, Bayanlar,
Nerden çıktı şimdi bu "blog"diyeceksiniz.. Aslında çok engin bir düşüncenin ürünü olduğunu söyleyemeyeceğim. Aslında bu doğrudan "bir kehribarın hikayesi" üzerine değil bu .. Bu gerçek anlamda "bir böceğin hikayesi" ... Yani anlayacağınız ben bir "kehribar değil" bir "böcek"im... Işıltılı bir kehribar içinde "iki bin yıl" yaşayan "bir böcek"
Ancak blog ismini bir "böceğin hikayesi" olarak seçseydim, bu asimilasyon ortamı içinde "iki bin yıldır" kehribarın sayesinde böcekliğimi korumuş olan ben, birden bire "bocek" olacak ve "anlamımı yitirecek"tim.. Öyleyse iki bin yıllık geçmişimi borçlu olduğum, kehribarın hikayesi, bu dünyada da varlığıma can vererek sizinle duygu ve düşüncelerim arasında bir köprü olabilirdi...
Tabii ki, beni bu dünyaya taşıyan, "prensesi" unutmamak gerekir. Sanal Dünyaya girişimi ve "blog hayatımı" bu kadar kolaylaştıran "prenses"e bir kere daha teşekkürü borç bilirim.
kehribarın içindeki böcek
31 Ağustos 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder